Kurucumuz

Kurucumuz

Bugünden Yarına

1976 yılında Adana’da doğdum. Çukurova Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi mezunuyum. Profesyonel iş hayatıma satış ve pazarlama alanında başladım. Farklı sektörlerde edindiğim deneyimler bana ticareti değil, önce insanı öğretti. Bir müşterinin güvenini kazanmanın ne kadar zor, onu kaybetmenin ise ne kadar kolay olduğunu o yıllarda öğrendim.

Ben bu sektöre üretici olarak başlamadım. Önce bir güzellik salonu kurdum. Sizin yaşadığınız zorlukları ben de yaşadım. Sabah dükkânımı açtım. Akşam ışıkları kapattım. Müşteri bekledim. Personel yetiştirdim. Cihaz arızalarıyla uğraştım. Servis bekledim. Yedek parça bekledim. Yanlış yatırım kararlarının bir işletmeciye neler yaşattığını bizzat deneyimledim.

Bugün geliştirdiğimiz her cihazı ve her ürünü, üreticinin değil, yatırım yapan, risk alan ve işletmesini büyütmeye çalışan bir işletmecinin gözünden değerlendiriyorum. Çünkü ben de sizin geçtiğiniz yollardan geçtim.

Geliştirdiğimiz her cihazın ve her ürünün, gerçek ihtiyaçlara cevap vermesi gerektiğine inanıyorum.

Bugün geriye dönüp baktığımda, sahip olduğum en büyük avantajın fabrika, makine veya teknoloji değil; o yıllarda tamamı sahada geçen çalışma hayatım boyunca kazanmış olduğum tecrübe olduğunu görüyorum.

Bir projeyi gerçekten geliştirebilmek için önce onu kullanan insanı anlamak gerekir. İşte bu anlayış, bugün attığım her adımın temelini oluşturuyor.

Hayatım boyunca hiçbir zaman kolay olanı seçmedim. Üretmenin, yatırım yapmanın ve yeni bir şey ortaya koymanın zor olduğunu biliyordum. Buna rağmen her zaman ülkemde üretmeyi tercih ettim.

Yerli üretim; yalnızca bir fabrikanın bacasının tütmesi değildir. Yerli üretim; mühendisine güvenmektir, gençlerine fırsat vermektir, bilgi üretmektir, istihdam oluşturmaktır ve en önemlisi geleceğe yatırım yapmaktır.

Bu yüzden tüm zorluklarına rağmen yerli üretimden hiçbir zaman vazgeçmedim, bundan sonra da vazgeçmeyeceğim.

Bugün geliştirdiğim her cihazın, her yazılımın ve her kozmetik ürününün arkasında aynı düşünce vardır:

“Daha iyisi mutlaka yapılabilir.” Bu yüzden araştırıyorum. Bu yüzden öğreniyorum. Bu yüzden sürekli yatırım yapıyorum.

Dünyadaki teknolojik gelişmeleri, bilimsel yayınları, uluslararası standartları ve sektörel yenilikleri yakından takip ediyorum.

Ulusal ve uluslararası fuarlara sadece ürün veya cihazları sergilemek için değil, öğrenmek ve gelişmek için katılıyorum.

Çünkü bilgiye yatırım yapmayan şirketlerin geleceğe yön vermesi mümkün değildir. Elbette her deneme başarıyla sonuçlanmayabilir. Hayatın da, üretimin de doğasında bu vardır.

Ben hata yapmaktan değil, aynı hatayı tekrar etmekten rahatsız olurum. Denemekten vazgeçen insanların gelişemeyeceğine inanıyorum.

Bu nedenle şirket kültürümün temelinde sürekli gelişim, sorgulamak, araştırmak ve öğrendiğim her bilgiyi daha iyi cihaza ve ürüne dönüştürmek vardır.

Bugün cihazlarımı Türkiye’nin dört bir yanında binlerce işletmeye ulaştırıyor, aynı zamanda birçok ülkeye ihraç ediyorum.

Ancak hedefim yalnızca daha fazla satış yapmak değildir. Hedefim, İşkar Teknoloji, Champion, Cosneff Cosmetics ve Merkezim markalarını dünyanın kendi alanında en güvenilir, en saygın ve en çok bilinen markalarından biri hâline getirmektir.

Çünkü inanıyorum ki Türk mühendisliği, Türk girişimciliği ve Türk üretimi dünyanın en iyileriyle rekabet edebilecek güce sahiptir.

  • Ben yalnızca cihaz üretmiyorum:
  • Yazılım geliştiriyorum.
  • Kozmetik ürünleri geliştiriyorum.
  • Satış sonrası hizmet sistemleri kuruyorum.
  • Eğitimler düzenliyorum.
  • Sektörü dinliyorum.
  • Sektörün sorunlarına çözüm üretmeye çalışıyorum.

Sektörümüzü temsil eden oda, dernek ve meslek kuruluşlarının çalışmalarını desteklemeyi önemli bir sorumluluk olarak görüyorum.

Çünkü bu sektör bana çok şey kazandırdı. Ben de bu sektöre borcumu, üreterek ve katkı sağlayarak ödemek istiyorum.

Yıllar içerisinde çok önemli bir gerçeği daha öğrendim. Bir şirketi büyük yapan yalnızca cirosu değildir.

Onu büyük yapan; müşterisinin duyduğu güven, çalışanlarının hissettiği aidiyet ve toplumdaki itibarıdır.

Benim için para her zaman ikinci planda kaldı. İtibar ise her zaman birinci sıradaydı. Çünkü kaybedilen para yeniden kazanılabilir. Ancak kaybedilen güveni yeniden kazanmak yıllar alır.

Bu nedenle şirketim ne kadar büyürse büyüsün; müşterilerime duyduğum saygıdan, satış sonrası hizmet anlayışımdan, ulaşılabilir olmaktan ve çözüm üretme sorumluluğumdan asla vazgeçmeyeceğim.

Ben, yalnızca bugünü yöneten bir şirket kurmak istemiyorum. Çocuklarıma devredebileceğim, onlar devraldığında da aynı ilkelerle yoluna devam edecek güçlü bir kurum inşa etmek istiyorum.

Benim hayalim; binalardan, makinelerden ve rakamlardan daha büyük. Benim hayalim; güveniyle anılan, itibarıyla örnek gösterilen ve dünyanın dört bir yanında gururla temsil edilen bir Türk markası bırakabilmek.

Bu vesileyle, yıllardır bana güvenerek yatırımlarını markalarıma emanet eden değerli müşterilerime, bu yolculukta benimle aynı hayale inanarak emek veren, bugün aramızda olsun ya da olmasın tüm çalışma arkadaşlarıma, iş ortaklarıma, tedarikçilerime, dostlarıma, aileme, bana güvenen, inanan ve desteğini hiçbir zaman esirgemeyen herkese gönülden teşekkür ediyorum.

Bugün ulaştığım her başarı; tek bir kişinin değil, aynı değerlere inanan büyük bir ailenin ortak emeğidir.

İnanıyorum ki başarı bir varış noktası değildir. Her ulaşılan hedef, daha büyük hedeflerin başlangıcıdır.

Ben üretmeye devam edeceğim. Araştırmaya devam edeceğim. Öğrenmeye devam edeceğim. Sektörüme, ülkeme yatırım yapmaya devam edeceğim.

Çünkü kalıcı başarı; güven, kalite ve sürdürülebilir değer üretmekle mümkündür.